Skip to content

Işıkla Yolculuk

Traveling-the-Light

Bu heykel, Platon’un mağara alegorisinden esinlenerek yapılmıştır.

Mağara Alegorisi

Yeraltındaki bir mağarada, sadece karşılarındaki kayayı görebilecek şekilde zincirlenmiş insanlar vardır. Arkalarına, sağa veya sola bakamazlar. Arkalarında, mağaranın içinde bir ateş vardır. Bu ateşin önünde, çeşitli şeyler taşıyan başka insanlar yürür.

Bu şeylerin gölgeleri, tutsakların görebildiği kayaya yansır. Bu insanlar hayatları boyunca sadece bu gölgeleri gördükleri için, bunun gerçeklik olduğunu düşünürler.

Ancak, zincirlenmiş kişilerden biri kendini kurtarmayı başarır, mağaradan çıkar ve yer üstüne çıkarak güneş ışığı altında şeylere bakarsa, mağarada yaşadıkları yanılgıyı anlayacaktır. O zaman, mağarada zincirlenmiş halde yaşamaya devam eden arkadaşlarının hala yanılsamalara dalmış olduklarını anlayacaktır.

Yine de, diğerlerinin yanına dönüp onlara dünyanın bu gölgelerden ibaret olmadığını açıklamaya çalışırsa, ona inanmayacaklar ve büyük olasılıkla deli olarak görülecektir.

Eserin Analizi

  • Eserin başlığı “Zihin Mağaraları” olduğundan, zihninin bulunduğu bir mağara var.
  • Platon ortada. Bir gözü kapalı ve yanağı kalkık. Bu iki özellik şüpheyi ifade ediyor.
  • Alegoride bahsedilen ateşli mağara sağ altta.
  • Mağaradan çıkmayı başaran esir sol üstte. Özünde, bu daha fazlasını görmek isteyen her insandır. Gerçeği, Işığı görmek istiyor… Bu yüzden bu esere “Işıkta Yolculuk” adı verilmiş ve heykelde bu adam Işığa doğru bakıyor.
  • Sol altta, gölgede esir olarak gösterilen, oysa heykelde özgür olan diğer esirlerden biri var. Bu yorumdan ortaya çıkan sorular şunlardır:
  • Özgür müyüz? Ne kadar özgürüz? Bizi kim hapsediyor?
    Sağ üstte ise tırmanışın zorluklarını simgeleyen Sisyphus var.